Yepyeni bir logo hazırlayıp, kartvizit bastırarak harika bir marka yarattığınızı mı sanıyorsunuz? Hayır, marka yaratmak sadece bundan ibaret değildir ve siz böyle sandığınız için genellikle başarısız oluyorsunuz.

Markalaşmak bir logo çizip antetli kağıt tasarlamaktan daha fazlasıdır. İşte bu videoda size bu konudan bahsedeceğim.

Instagram ve YouTube’da konuştuğum takipçilerimin çoğundan “yeni logom nasıl olmuş, beğendiniz mi diye iyi niyetle sorulmuş sorular geliyor. Çoğu zaman bu logonun yanında diğer herkesin kullandığı ve benim gerçekçi bulmadığım iddialı sloganlar da oluyor.

“işinizi internete taşıyın”
“kurumunuza uygun çözümler”
“geleceğe bizimle adım atın”
“web bizim işimiz”
“internet bizden sorulur”

Siz ne demek istediğimi anladınız. Üstüne üstlük bu arkadaşların bana gönderdiği “yeni kurumsal kimlik”, Google’da arama yaptığımda neredeyse aynısını bulabileceğim bir logodan oluşuyor.

Bana ne düşündüğümü sorduklarında hemen hemen hepsine aynı cevabı veriyorum: Marka sadece bir logodan ibaret değildir. Peki şekilden ibaret değilse nedir o zaman bu marka dedikleri?

Marka, sizinle çalışan müşterinizin sizin hakkınızda hissetiklerinin toplamıdır.

Hadi, kendinize sorun: Benim müşterim olmak nasıl bir şey? Logomu gören müşterim gerçekten ne hissediyor?

En son ne zaman müşterinizi arayıp her şey yolunda mı? Sitenizde bir ihtiyacınız var mı? diye arayıp sordunuz?

Şirketim odablanc’ı, 2012’nin Şubat ayında o dönem birlikte çalışmaya karar verdiğimiz grafik sanatçısı Ufuk Usta ile birlikte kurduk. Amacımız, onun tasarım benim yazılım bilgimi bir araya getirerek KOBİ’lere uygun ve güzel işler hazırlamaktı. Ufuk Usta’nın hazırladığı kurumsal kimliğimizin merkezinde ise şirketin ismi olan odablanc’ın stilize edilmiş bir hali bulunuyordu.

O dönem amacımız iş yapıp para kazanmak olduğu için çok detaylı bir matbu, yani fatura, antetli kağıt, sunum dosyası gibi detaylara girmedik.

Bu logo ile uzun yıllar “web sitesi yapan” bir ajans gibi çalıştık. O günlerde çalışmaya başladığımız kimi müşterilerle halen çalışmaya devam ediyoruz.

Tabi bu süre içerisinde hem biz hem de müşterilerimizin talepleri değişmeye başladı. Biz de değişime adapte olarak hizmetlerimizi genişlettik. “tek bir iş yapmaktan, çok boyutlu çözümler sağlayan bir şirket haline” geçişimizi de sembolize etmesi için 2017 yılının ikinci yarısında artık bir sanat yönetmeni olan Ufuk Usta ile tekrar çalıştık ve yeni logomuza geçiş yaptık.

Yeni logomuz, sağladığımız pek çok işi yansıtacak şekilde artık “çok boyutlu” hale geldi. Eskiden tek bir renk kullanırken, bugün her renge, her ortama uyum sağlayabilecek “renksiz” bir kurumsal kimliğe geçiş yaptık.

Bu sırada müşterilerimiz bu logonun değişmesi hakkında ne düşündü? Ben söyleyeyim: hiçbir şey. Bazen toplantılarda aa logonuz mu değişti? diye soran oldu tabi ki ancak saatlerce, günlerce bunu konuşmadık.

Peki o zaman biz bunca değişikliği boşuna mı yaptık? Hayır. Videonun başında size söylemiştim ya, kurumsal kimlik bir logo ya da kartvizit demek değildir. Markanız, sizinle çalışan müşterinizin sizin hakkınızda hissetiklerinin toplamıdır.

Peki ülkemizde ve dünyadaki dev ajanslar, grafik sanatçıları boşa mı çalışıyor? Pepsi logosunu vesaire değiştirmek için boşuna mı 1.2 milyar dolar harcadı? Ben onlardan daha iyisini mi biliyorum?

Tabi ki hayır. Elbette ki bir logo, kullandığı renkler, şekil, kartvizit, antetli kağıt bir şirketin kurumsal görüntüsünü yaratmakta işe yarıyor. Şirketler logolarını futbol takımlarının formalarına koyarak ismini göstermek için adeta birbiriyle yarışıyor ve belli ki bu işe de yarıyor.

Ben sadece bir marka yaratmak için sadece logo çizmek, renk seçmek ya da kartvizit yaptırmanın tek başına yeterli olmayacağını söylemek istiyorum.

Özellikle freelance iş yapan, bir marka yaratmak isteyen insanların tüm gücünü acayip güzel bir logo çizmeye değil, iş yaptığı kişi ve şirketleri daha mutlu etmeye ayırmasının marka yaratma sürecinde daha fazla işe yarayacağını söylemeye çalışıyorum.

Facebook pek çoğunuz için sadece yaşlıların kullandığı, kullanıcı gizliliği konusunda lekeli bir marka. Yakın zamanda logosunu değişti fakat kaç kişi sırf logo değiştiği için Facebook hakkındaki fikirlerini değiştirdi. Logolar değişir. Apple da değişti, Microsoft da değişti, Facebook da değişti. Siz logonuzun şeklinizi nasıl yaparsanız yapın, önemli olan insanların ne düşündüğüdür.

Eğer müşterilerinizin gözünde iyi bir konuma yerleşirseniz, logonuz nasıl olursa olsun markanız hep değerli olacaktır.

Özetleyecek olursak, bir marka yaratmaya çalışırken en afili logoya, renklere sahip olmaya çalışmak yerine önce müşterilerinizi memnun etmeye çalışın. Böylece yarın öbür gün sizinle tekrar tekrar çalışmak için hevesli olacak bir müşteri kitlesine sahip bir marka yaratabilirsiniz. Ondan sonra en güzel logo, renk, kartvizit sizin olsun :)


Web Makinası Hizmetleri

Web Makinası YouTube Kanalı